Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

İslam İlmihali

1 tane "şehvet" etiketli yazı bulundu "şehvet" tagli diger ogeler resimler , videolar

El ile cinsel tatmin (istimnâ-mastürbasyon)

İSLÂM'IN CİNSEL HAYATI KORUMAK İÇİN ALDIĞI ÖNLEMLER

ZİNA SAYILMASI TARTIŞMALI OLAN CİNSEL TEMASLAR  

2) El ile cinsel tatmin (istimnâ-mastürbasyon):

Mastürbasyon nedir ?

İnsanın el ile oynama veya başka bir şeyle kendi kendini cinsel yönden tatmin etmesine "istimna, (mastürbasyon)" denir.

Yüce Allah, canlıları çift çift yaratmış ve türün sürekliliğini erkeğin dişisi ile birleşmesi ilkesine bağlamıştır. Diğer yandan cinsel birleşmeye üstün bir zevk ve lezzet duygusu vererek iki cinsi birbirine karşı çekici kılmıştır. Bu yüzden el ile tatmin de sünnetullaha aykırı bir fiildir. Nitekim hayvanlar da iç güdüleriyle kendi aralarında belli bir cinsel hayat dengesini kurmuşlardır.

Yüce Allah, insan varlığına irade-i cüz'iyye ile geniş bir serbestlik alanı verdiği için, onun cinsel hayatını da düzene sokmuştur. Bu da evlilik ve aile yuvası düzenlemesinden ibarettir. Kur'an-ı Kerîm'de şöyle buyurulur: "Onlar eşleri ve cariyeleri dışında mahrem yerlerini herkesten korurlar. Onlar (eş ve cariyeleri ile olan cinsel hayatlarından dolayı) ayıplanmazlar. Kim bu sınırları aşmak isterse, işte bunlar aşırı gidenlerdir. " (el-Mü'minûn, 23/5-7; bk. el-Meâric, 71/29-31.) Bu âyete göre cinsel hayat, yalnız eş veya câriye ile olabilecektir. Âyetteki "sınırı aşma", "aşırı gitme"nin kapsamı nedir? Başka bir deyimle "el ile cinsel doyum" âyetin kapsamına girer mi?.

İslâm fakihlerinin çoğunluğu, buradaki "aşırı gitme" sözünden, eş ve cariye dışında başka kadınla birleşmeyi anlamışlar ve istimnâ'yı bu birinci derecedeki haramlar arasında saymamışlardır.

Diğer yandan Hz. Peygamber'den nakledilen "Elle boşalan lânetlidir" hadisi senet bakımından tenkide uğramış ve sahih hadis kitaplarına alınmamıştır.

Bazı Hanefî ve Hanbelî bilginleri eşi olmayan birisinin, alışkanlık hâline getirmemek şartıyla bu sıkıntısını giderebileceğini söylemişlerdir. Ancak bunu, zinaya düşme tehlikesini kaldırmak ve zihni fazla meşgul etmemek için, açık bırakılan bir zaruret kapısı olarak düşünmek gerekir. Çünkü istimnanın doğrudan helâl olduğunu söyleyen bir İslâm bilgini olmamıştır. Bu, iki şer arasında kalan kimsenin daha hafif olanını tercih etmesine benzer. (bk. Mecelle, mad, 29, 21, 22, 27, 28, 902.)

İbn Âbidin (ö. 1252/1836) bu konuda şöyle demiştir: "Sırf zevk için şehvetini gidermek üzere el ile meniyi getirmek haramdır. Ancak şehveti kendisine galebe çalıp da karısı veya cariyesi bulunmadığından şehvetini teskin için bunu yaparsa, günahkâr olmayacağı umulur. Hatta Ebu'l-Leys es-Semerkandî (ö. 373/933) şöyle demiştir: Böyle bir kimse zina edeceğinden korkarsa, el ile meni getirerek şehvetini teskin etmesi vacip olur." (İbn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr, İstanbul, 1984, IV, 27, 28)

Başka bir yerde, konuya şu şekilde yer verilir: "El ile meni getirme, eğer zinadan korunmak için yapılmışsa, bu vacip olur. Çünkü daha hafiftir. Bu konuda İbnu'l Hümâm'ın (ö. 861/1457) ifadesi ise şöyledir: "Şehveti galebe çalarda, onu teskin için yaparsa cezalanmaması umulur". Mi'râcü'd-Dirâye adlı eserde bu bilgilere şu ilâveler yapılmıştır: Ahmed b. Hanbel'e ve Şafiî'nin eski görüşüne göre, bu konuda ruhsat vardır. Fakat yeni görüşünde caiz değildir. Diğer yandan erkeğin menisini, karısının veya cariyesinin eli ile indirmesi caizdir". El ile meni getirmeye "mekruh" denilmesi tenzihen olmalıdır. es-Sirâce adlı eserde şöyle denilmektedir: "Bir kimse, kalbini meşgul edecek derecede fazla olan şehvetini teskin etmek ister, fakat kendisi bekâr olur ve cariyesi de bulunmazsa yahut bulunup da bir özründen dolayı ona yaklaşamazsa; Ebu'l-Leys; "Böylesi için bir vebal olmayacağını umarım" demiştir. Ama sırf şehvetini tatmin için yaparsa günahkâr olur." (İbn Âbidîn, a.g.e., II, 399)

Ahmed b. Hanbel'e göre meni, kan aldırmak gibi vücuttan dışarı atılması gereken bir fazlalıktır. Ancak bunun dışarıya atılması, zinaya düşme korkusu ve evlenmeye güç yetirememe hallerinde caiz olabilir. (Yûsuf el-Kardâvî, el,Halal, ve'l-Hârâm, el-Mektebetü'l-İslâmiye, 1978, S: 166)

Sonuç olarak, çoğunluk İslâm bilginleri zinadan korunmak veya zihnin cinsel hayatla ilgili aşırı meşgul oluşunu azaltmak için, bekâr olan veya evli olup da eşi ile birleşme imkânı bulunmayan kimselerin bu yola başvurabileceğini söylemişlerdir. Ancak bunun bir alışkanlık haline getirilmemesi ve aşırı olmaması da şarttır. Nitekim tıp otoriteleri de aşırı alışkanlık haline getirilen istimnâ'nın ruh ve fizik bakımından zararlarını ortaya koymuşlardır.

Bununla birlikte, mü'minlerin evlenip düzenli aile yuvası kurması, buna imkân bulamayan gençlerin ise sünnete uyarak oruç tutması ve özellikle insanı cinsel yönden tahrik eden ortamlardan sakınması, şiarı olmalıdır.Kaynak : Delilleriyle Aile İlmihali, Ömer Nasuhi Bilmen

Web Stats hosting add url, site ekle, link ekle, directory, dizin, toplist