Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

İslam İlmihali

3 tane "iblis" etiketli yazı bulundu "iblis" tagli diger ogeler resimler , videolar

Adem İle Havva'nın Cennet Hayatı

YER YÜZÜNDE İLK İNSAN VE YARADILIŞI

Hz. ADEM İLE HAVVA'NIN CENNET HAYATI

İlk iki insanın yaratılışlarından sonra cennete girişleri Kur'an'da şöyle anlatılır: "Ve şöyle demiştik: Ey Âdem, sen ve eşin cennette kalın. Orada istediğiniz yerden bol bol yeyin. Yalnız şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa ikiniz de kendinize zulmedenlerden olursunuz." (el-Bakara, 2/35; el-A'raf, 7/19.)

Bu, yüce Allah'ın insan varlığı için koyduğu ilk yasaklama idi. Aynı zamanda serbest karar verebilme yeteneklerini hangi yönde kullanacakları konusunda bir deneme olacaktı. Şeytanın verebileceği vesvese ve aldatmanın Âdem ve Havva'nın yasağa uyup uymaması konusunda etkili olacağını bilen yüce Allah onları şöyle uyarmıştı: "Biz Âdem'e şöyle demiştik: "Ey Âdem!. Bu İblis, senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, sonra sıkıntıya düşersin. Çünkü senin acıkmaman ve çıplak kalmaman ancak burada mümkündür ve sen burada susamazsın ve güneşin sıcağında yanmazsın" (Tâhâ, 20/117-119.)

Nitekim şeytan bir yolunu bularak Âdem'le Havva'ya vesvese vermiş ve onları ikna ederek yasağı çiğnetmiştir. Allahü Teâlâ şöyle buyurur: "Şeytan onlara, kendilerine görünmeyen avret yerlerini göstermek için vesvese verdi ve şöyle dedi: "Rabbiniz size bu ağacı iki melek olmamanız ve sürekli olarak cennette kalmamanız için yasakladı. Ayrıca onlara: "Ben sizin iyiliğinizi istiyorum" diye de yemin etti." (el-A'râf, 7/20-21) Böylece şeytan, eğer bu yasak ağacın meyvesinden yerlerse melek haline dönüşeceklerini ve sürekli olarak cennette kalmalarının ancak bu şekilde mümkün olabileceğini fısıldamış oluyordu. Nitekim şeytanın bu yanıltıcı sözleri Âdem'le Havva üzerinde etkisini gösterdi ve yasak meyveden yediler.

Bundan sonrası âyette şöyle açıklanır: "Böylece İblis onları aldatarak ağaçtan yemeğe sevketti. Ve ağacın meyvesinden tadınca, avret yerleri onlara göründü. Cennet yapraklarıyla ayıp yerlerini örtmeye başladılar. Bunun üzerine Rableri onlara şöyle nida etti: "Ben size bu ağaçtan yemenizi yasak etmedim mi? Ve size şeytan sizin apaçık bir düşmanınızdır demedim mi." (el-A'râf, 7/22.)

Yasaklanan ağacın buğday, üzüm veya incir olduğu konusunda bazı rivayetler varsa da, âyet ve hadislerde açıkça türü belirtilmemiştir. Bunu bilmekte bir yarar da söz konusu değildir. (Elmalılı, a.g.e. l, 276.)

Hz. Havva'nın Yaratılışı

YER YÜZÜNDE İLK İNSAN VE YARADILIŞI

HZ. HAVVA'NIN YARATILIŞI

Yeryüzünde ilk kadın, Hz. Âdem'in eşi ve insanlık aleminin anası olan Hz. Havva'nın yaratılışı ile ilgili çeşitli rivayetler vardır. Kur'an-ı Kerîm'de, onun Hz. Adem'den veya Âdem aleyhisselâm ile aynı maddeden yaratıldığına şöyle işaret edilmiştir: "Sizi bir tek nefisten yaratan ve gönlünün huzura kavuşacağı eşini de ondan var eden Allah'tır."(el-A'râf, 7/189) "Ey İnsanlar! Sizi tek nefisten yaratan, ondan eşini var eden ve her ikisinden pek çok erkek ve kadın türeten Rabbinize karşı gelmekten sakının." (en-Nisâ, 4/1.)

Bu âyetlere göre Hz. Havva, Adem'den sonra ve onunla aynı maddeden yaratılmıştır. Bazı bilginler "... ve eşini de ondan var eden Allah'tır" âyetine dayanarak, Havva'nın Hz. Adem'den, Âdem'in vücudunun bir uzvundan yaratıldığını öne sürmüşlerdir. Nitekim bu anlamı destekleyen bazı hadisler de nakledilmiştir.

Ebû Hüreyre (r.a.), Hz. Peygamber'in şöyle buyurduğunu bildirmiştir: "Kadınlara iyi davranın, çünkü kadın kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Kaburga kemiğinin en eğri kısmı üst tarafıdır. Onu doğrultmaya kalkarsan kırarsın, kendi haline bırakırsan sürekli olarak eğri kalır. O halde kadınlara karşı iyi davranın." (Buhârî, Enbiyâ, 1, Nikâh, 80; Müslim, Radâ, 60; İbn Mâce, Tahâre, 77; Dârîmî, Nikâh, 35; Ahmed b. Hanbel. V, 8.)

İblis'in Allah'a isyan edip, cennetten çıkarılışından sonra, Âdem (a.s) cennete yerleştirilir. Kendisi ile teselli olacağı bir eşi olmaksızın yalnız başına bir süre dolaşır. Bir ara uykuya dalıp uyanınca baş ucunda, kendi türünden bir canlı görür. "Sen kimsin?" diye sorar ve "Bir kadın" cevabını alır. Daha sonra, kadına yaratılış nedenini sorar. Kadın; "Benimle teselli bulman için yaratıldım" der. Bu arada, yanlarına gelen melekler, kadının kim olduğunu sorarlar. Hz. Âdem, onun "Havva" olduğunu ve canlı bir şeyden yaratıldığı için, kadına bu adı verdiğini söyler. (İbn Kesir, Muhtasar Tefsîr, İhtisar ve Tahk. M. Alî es-Sâbûnî, 7. baskı, Beyrut 1402/1981, I, 112vd.)

Kur'an-ı Kerîm'de, Hz. Havva'nın yaratılma nedeni "Âdem'e hayat arkadaşı olması ve onunla huzur bulması" olarak belirtilir. (bk. el-A'râf, 7/189; Elmalılı, a.g.e. IV. 180-181.) Bu duruma göre, yine insan türünden, Âdem'in yadırgamayacağı, yakınlık ve ünsiyet duyacağı, birlikte yaşayıp, güçlükleri birlikte göğüsleyeceği ve belki en önemlisi de kıyamete kadar gelecek insan neslinin, ilk annesi olacak bir kadın yaratılmıştı.

Yeryüzünde İlk İnsan ve Yaradılışı

HZ. ÂDEM'İN YARATILIŞI

Yüce Allah Âdem (a.s)'ı topraktan yaratmış ve ona ruhundan üfleyerek can vermiştir. Böylece insan fizik varlığı ile dünya hayatına, ruh yönüyle ise mânâ âlemine uyum sağlayabilecek bir güce sahip kılınmıştır. Kendisine verilen akıl, irade, hafıza, sabır, gazap gibi duygu ve yeteneklerle yüce Allah'ın özel önem verdiği bir varlık olmuştur.

Nitekim Kur'an-ı Kerim'de Yüce Allah'ın ilk insan tasarımı şöyle açıklanır: "Bir zamanlar, Rabbin meleklere: "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Melekler: "Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın?. Oysa biz seni överek tesbih ediyor ve bütün eksik sıfatlardan tenzih ediyoruz." dediler. Allah da onlara: "Şüphesiz ki ben sizin bilmediklerinizi bilirim" dedi." (el-Bakara, 2/30)

Âyetteki "halîfe" sözcüğü hılâfet kökünden ism-i fâil olup, sonundaki bitişik "te" harfi, anlamı güçlendirmek için eklenmiştir. Halîfe; başkasının yerini tutarak ve onu temsil etmek üzere görev üstlenen kimse demektir. (el-Kettâni, et-Terûtibu'l-İdâriyye, I, 2; Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, İstanbul t.y, I, 259; el-İsfehânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân, İstanbul 1986, s.223; bk. el-En'âm, 6/135) Hz. Peygamber'den sonra gelen ve onun makamını işgal ederek İslâm toplumunu yöneten devlet başkanlarına da bu unvan verilmiştir.

Bu kadar geniş yetkilerle donatılan insan varlığı için meleklerden saygı secdesi istenmesi İblis'in kıskançlığına yol açmıştır. Kur'an-ı Kerîm'de bu durum şöyle anlatılır: "Meleklere: "Âdem'e secde edin" demiştik. Hemen secde ettiler. Yalnız İblis diretti, böbürlendi ve nankörlerden oldu." (el- Bakara, 21 34; bk. el-A'râf, 7/11; el-Hıcr, 15/31.)

İblis, Âdem (a.s)'a secde etmeyişinin sebebini şöyle açıklamıştı: "Ben Adem'den daha üstünüm. Çünkü beni ateşten Âdem'i ise çamurdan yarattın." (el-A'râf, 7/12; bk. el-Hıcr, 15/33.) Burada şeytanın karşılaştırması yalnız ateşle çamur arasında yapıldığı için yanılgı olmuştur. Çünkü şeytan: "Onu düzenleyip insan şeklini verdiğim ve ona ruhumdan üflediğim zaman (hemen ona secdeye kapanın)" (el-Hıcr, 15/29.) âyetinde bildirilen ruh unsuru ile; "Ben yeryüzünde bir halîfe yaratacağım" (el-Bakara, 2/30.) âyetindeki, insan için öngörülen yüksek gayeleri dikkate almamıştır.

Böylece daha önce melekler arasında seçkin bir yeri ve evrenle ilgili geniş bilgisi olan İblis, büyüklük taslaması sonucunda cennetten ve ilâhi rahmetten kovulmuştur. (el-A'râf, 7/13; el-Hıcr, 15/34, 35.)

İnsanın ruh dışında iki unsuru toprak ve sudur.

Allahü Teâlâ yaratılışla ilgili olarak şöyle buyurur: "Andolsun biz insanı çamurdan, bir süzmeden yarattık. Sonra onu bir nutfe (sperm) olarak sağlam bir karar yerine koyduk. Sonra nutfeyi alaka (embriyo) ya çevirdik. Alakayı (embriyo) bir çiğnemlik ete çevirdik, bir çiğnemlik eti kemiklere çevirdik, kemiklere et giydirdik. Sonra onu bambaşka bir yaratık yaptık. Yaratanların en güzeli Allah, ne yücedir." (el-Mü'minûn, 23/12-14)

"Sizi topraktan yaratmış olması onun âyetlerindendir. Sonra siz (her tarafa) yayılır bir beşer oldunuz." (er-Rûm, 30/20.)

Yeryüzünün 3/4'ü su ile kaplıdır. İnsan vücudunun da % 75'i sudur. Her canlının topraktan sonraki en önemli temel taşı su, yani (H2O)'dur. Yüce Allah şöyle buyurur: "Allah her canlıyı sudan yaratmıştır. İşte bunlardan kimi karnı üstünde yürüyor, kimi iki ayağı üstünde, kimi de dört ayağı üzerinde yürüyor. Allah ne dilerse yaratır. Çünkü Allah'ın herşeye gücü yeter."(en-Nûr, 24/45.) Ve O, sudan bir insan yarattı ve onu nesep ve evlenme yoluyla meydana gelecek bağlarla bağlı kıldı. Senin Rabbının herşeye gücü yeter." (el-Furkân, 25/54.)

Çeşitli âyetlerde Hz. Adem'in hamurunda kullanılan toprağın niteliklerine ve geçirdiği değişimlere işaret edilir. Sırasıyla toprak (türab), çamur (tîn), yapışkan çamur (tîn-ı lâzib), şekil verilmiş çamur {hamein mesnûn) ve kuru çamur (salsal) bunlar arasında sayılabilir. (bk. Hûd, 11/61; Tâhâ, 20/55; Nuh, 71/18; es-Secde, 32/7; el-Furkân, 25, 54; en-Nûr, 24/45; el-Mü'minûn, 23/12; es-Sâffât, 37/11, el-Hıcr., 15/26-28; er-Rahmân, 55/14.)

Web Stats hosting add url, site ekle, link ekle, directory, dizin, toplist